DÜĞÜNLERİMİZ

KIZ İSTEME VE NİŞAN:

         KIZ İSTEME:

         Köyümüzde genelde aileler birbirlerini tanıdıkları ve geçmişteki mazilerini ve ekonomik durumlarını bildikleri için görücü usulü ile nişanlanırlar. Bu gelenek ve davranışlar son günlerde kişilerin kültürlerinin gelişmesi ve dışa açılımın sayesinde değişime uğramış, bununla beraber % 90 görücü usulden vazgeçilmiş, kız ve oğlanın birbirleriyle anlaşıp, geleceğini beraber sürdürecekleri bilinci anlayışı ile nişanlanmaktadırlar.

        Görücü veya anlaşma usulü gerçekleştikten sonra, kız isteme aşamasına gelinir. Anne, baba, oğul ve diğer aile bireyleri ortak konuşarak, gerekirse yakın akrabalarına da danışarak kız istemeye karar verilir.

        Bu kız istemeye dünürcülük sürmek denir. Dünürcülüğe gitmeden birkaç gün önce, iki tarafa da ortak yada yakın olan bir kadın haberci yada aracı olarak gönderilir. Bu aracı kadın sizin kızınız (…….)’a (………) gün akşamı müsaitseniz, (……..)’nın oğlu (……..) için dünürcülüğe geleceğiz diye haber verir.

          O belirlenen gün akşam oğlanın annesi, babası gerekirse oğlanla beraber kız istemeye gidilir. Oğlanın anne babası Allah’ın emri Peygamberin kavliyle kızınız (…….)’yı oğlumuz (…….)’de istemeye geldik diyerek dünürcülük sürme aşaması başlar.Burada enine boyuna her şey konuşulur. Bu ön görüşmede bütün tavırlar genelde belli olur. Kız tarafının davranışları iyi ise bize birkaç gün müsaade verin eş dost ve çevremizle bir konuşalım der. Bunun aksi olur ise kız tarafı kesin tavırını ortaya koyarak (benim kızım evlenmeyecek, küçük veya başka bahaneyle oğlunuza başka yerden nasip arayın der) bu iş orada kapanır.

           Birkaç gün sonra kesin söz alınmaya gidilir. Yine iki aile arasında detaylar konuşulur, kesin söz alındıktan sonra, yine belirlenen bir günde emanet almaya gidilir.

          Bu emanet getirme gününde köy heyeti, oğlanın anne,baba ve bütün akrabaları kız evine gider orada tatlılar yenir, bu akraba ve heyetin huzurunda takı ve özel istekler görüşülerek anlaşma sağlandıktan sonra bir yazıyla belgeye dökülür. Bu görüşme sırasında erkeklerin oturduğu oda ile bayanların oturduğu oda arasında bir elçi bulunur. Diyelim ki erkekler arasında detaylar konuşulurken sekiz bilezik yaparız (2 burgulu, 3 burgulu vb.) bu elçi bayanların odasındaki kıza sormaya gider, kabul edip etmeyeceği az veya çok olacağını sorar, kız kabul edince iş biter ondan sonra yazılı bir belge hazırlanır.

          Bu detaylar tamamlandıktan sonra iş emanet vermeye gelir.

          Kız tarafından bir erkek bayanların olduğu odaya geçer. Kızın hazırlamış olduğu emaneti (mendil, namaz bezi veya buna benzer hediyelik) bir gelinlik tül ile kaplı özel bir tepsinin içinde oğlan babasına sunulur. Oğlan babası adetlerimiz gereği 20,50,100, YTL. karşılığı alır ve kabul eder, oradaki bulunan herkes hayırlı olsun der. Bu arada tatlılar yenir. Nişanlanacak kız bir bayanla veya arkadaşıyla gelir erkeklerin elini öper ve nişan günü belirlendikten sonra herkes dağılır.

         Bundan böyle yeme içmeler, gidip gelmeler daha sıklaşır. Aynı zamanda bu emanet alma günü ile nişan arasında aileler daha detaylı, daha iç içe birbirilerini tanıma fırsatı bulurlar. Çok azda olsa bu aşamada, tanışma döneminde ayrılanlarda olur.

         NİŞAN:

       Belirlenen nişan atma günü gelmiştir. Kız evinde kızın arkadaşları, erkek ve kız tarafının akrabaları davet edilerek eğlenilir. Herkese yemek verilir. Kızın takıları takılır. Salona toplanarak kız ve oğlana yüzükleri takılır. Konuşmalar yapılarak takılı olan yüzüklerin kordeleleri kesilir, dualar edilir, bu nişan töreni kamaralara ve resimlere yansır.

           DÜĞÜN ZAMANI:

           Düğün zamanı, iki ailenin iş ve maddi durumlarının elverdiği bir güne ayarlanır. Bu düğün tarihi belirlenir. Bu tarihten 15-20 gün önce davetiyeler basılır, dost ve akrabalara dağıtılır.

           Kız ve erkek ailelerinin karşılıklı rızasıyla tespit ettikleri düğün günü gelmiştir. Bu güne dek bütün hazırlıklar yapılmıştır. Emanet alınmaya gidildiğinde konuşulan detaylar içinde, kimin ne alacağı, neler yapacağı belirlinmiş, bunlar tamamlanmıştır. Yöremizde düğün ağırlığı erkek tarafına düşer. Her ne kadar erkek tarafına ağırlık düşse de maddi durumuna bağlı olarak kız tarafında da çok çeyiz yapanlar vardır.

          Düğünlerde genelde gelin alma Pazar günü  ikindi namazına mütakip yapılır. Son beş altı yıldır bu adet değiştirilerek öğle namazına mütakip gelin alınmaktadır. Düğün Perşembe günü sabah başlar, Pazar gün yatsı namazına mütakip biter. Düğüne teşrif eden davetliler değişik zamanlarda gelirler. Dışarıda olup da yakın akrabası olanlar Perşembe Cuma gibi erken gelirler. Diğerleri Cumartesi eğlencenin olduğu akşam gelir. Bazı davetliler hediyelerini vererek Cumartesi akşamı döner, bazıları gelin alındıktan sonra gider.

          Perşembe günü erken saatte gelin olacak kızın arkadaşları ve akrabaları toplanır, kızın saçına en yakın arkadaşı, dayısının eşi veya teyzesi kına yakar. Buna kına yakma denir. Buna mütakip kahvaltı verilir. Daha sonra kızın arkadaşları kızın çeyizini sererler. Bu çeyiz serme düğün için yapılan bütün giyisileri ve takıları kapsar. Hepsi görülecek şekilde düzenli bir şekilde sergilenir.

           Cuma günü (2.gün) “Kız İçi” denilen gün yapılır. Akşam kızın arkadaşları toplanır. Çeyizin altında oynayıp eğlenirler. İsteyenler bu çeyiz altı eğlencesini sohbetlide yapabilirler. Kişinin arzusuna bağlıdır.

           Cumartesi akşamı düğüne davetli herkes gelir, kız evinde çeyiz hâlâ sergilenmiş durumdadır. Bu çeyiz altında oynanır, eğlenilir temsili damat gelin oyunları kısa kısa sergilenir. Bir bayan damat, bir bayan gelin olarak sergilenen oyunda bütün davetli bayanları sırasıyla oyuna kaldırırlar. Daha sonra bu gelin damat rolündeki oyuncular topluca kız eviyle birlikte oğlan evine giderler. Asıl evlenecek olan kız oğlan evine gitmez. Oğlan evinde eğlence bittikten sonra tekrar kız evine gelinerek gelin olacak kızın el ve ayalarına kına yakarlar. Kına yakma dan sonra kızın arkadaşları çeyizleri toplayıp sandıklara yerleştirirler. Bu çeyiz toplama ve yerleştirme işi geç saatlerde olur.

           Bu Cumartesi akşamı oğlan evi isterse çalgı-davul-müzik getirir. Erkeklerde evin önü yada geniş bir mekanda oynarlar. Çeşitli komedyen türünde oyunlar oynarlar, yöresel-zeybek-Gediz pazarı oyunlarımız ağırlıktadır. Tabi ki her öğün davetlilere düğün sahibi yemek verir. Düğünlerimiz oyun oynanırken, özellikle erkekler oynarken silah çok atılır.

           4. gün Pazar günü saat 8-9 sıralarında oğlan evi gelinin başını yaptırmak için kuaföre götürür. Gelinin ablası veya yakını da gelinle birlikte gider. Baş yaptırma gelinin tercihine kalmıştır, ister türbanlı, ister açık yaptırır. Gelinliği giymiş olarak 10-11 sıralarında gelir, çeyiz serilen oda da arkadaşlarının ve dostlarının arasında gelin oturur oğlan evinin gelmesini bekler. Bu arada ailesi ve akrabalarıyla vedalaşır.

           Bu arada camide düğün sahibi tarafından mevlit okutulmaktadır. Mevlit bitip namaz kılındıktan sonra bütün cemaat dağılmadan gelin almaya giderler. Hazır olan gelin arabası ve konvoy kız evinin önüne gelirler. Gelin almak üzere eve çıkılır. Gelin odasının kapısı açılmaz. Bu kapı parayla açılır. Düğün sahibi kayın baba para vererek kapısı açılır. Gelinin babası, damadın babası, imam, muhtar ve gelinin çok yakınları odaya girerek dua edip, gelinin ve damadın babaları gelinin koluna girerek gelin arabasına bindirmek üzere tedbirler getirerek arabaya bindirirler. Gelin arabasına damat binmez. Gelinin halası ve yengesi binebilir. Gelin bindikten sonra tekrar imam tarafından dua edilir. Gelin arabasının önüne bir tepsi konulur, gelinin adına herkes para atar, bu arada gelinin kardeşlerinden birisi arabanın önünü keserek oğlan tarafından para alır. Parayı aldıktan sonra arabanın gitmesine izin verir.

           Önde kamera arabası,arkada gelin arabası, onun peşinde ilahi söyleyen araba ve konvoyla birlikte mezarlığın etrafını dolaşarak oğlan evinin önüne gelinir. Gelin inmeden tekrar imam tarafından dua edilip gelin indirilir. Damat tarafından para ve şeker saçıldıktan sonra herkes düğün sahibine mutluluk ve iyi geçimler diler ve dağılar.

          Dıştan gelen düğüncüler hediyelerini vererek gitmişlerdir.

          Köyümüzdeki düğüne okunanlar hediyelerini alarak düğün sahibinin evi yada odasına akşam gelirler, hediyelerini verirler, yemek yedikten sonra dağılırlar.

          Yatsı namazına damat gider, hoca tekrar nikâh kıyar gençlerin ve yakın akrabalarının arasında evinin önüne kadar tedbirlerle gelerek damat gelinin yanına girer. Bu gelenek göreneğe de damat salma denir.

           Darısı bütün gençlerin başına olmak üzere mutluluklar dileriz……  

Hazırlayan: Musa AKDAĞ

Yağmurlar İ.Ö.O. Müdürü

<<Geri<<